Booking.com

Beyaz Altın Diyarında Bir Gün

28 Beğeniler Yorum

Odunpazarı EvleriKafadar arkadaşlarla yaptığımız planları teker teker yerine getirmek üzre, Beyaz Altın Diyarına yolculuğumuz Yüksek Hızlı Trenle başladı. Derler ya çocuklar gibi şendik hepimiz…

Günü birlik yaptığımız Eskişehir gezimiz Ankara Gar’da buluşmayla başladı. Toplam 14 kişiydik. Geç kalan, biletini unutan ve geri eve dönen bir grubla kazasız belasız yolculuğumuz başladı. Yaklaşık bir buçuk saat sonra Beyaz altın diyarı Eskişehir’e ulaştık.
Eskişehir GezisiEskişehir Gar’da bizi Tepebaşı Belediyesi’nden dostlar karşıladı. Tepebaşı Belediyesi’nden gelen dostlarla ayak üstü tanıştık ve aracımıza bindik.

İlk uğrak yerimiz Kurşunlu Cami ve külliyesi oldu. Cami girişinde Eskişehirli bayanların yaptığı el emeği göz nuru ürünlerin satıldığı sergiler gördük. Bir birinden farklı ürünlere grupta bulunan bayan arkadaşlar gerekli ilgiyi gösterdiler.

Kurşunlu Cami 1515-1527 yılları arasında Çoban Mustafa Paşa’ nın talimatı ile Mimar Sinan’dan önce mimarbaşı olan Acem Ali tarafından yapıldı. Yapılan tarihi yapıda Mevlevihane de bulunmakta. Bu kısımda dünyada açılan ilk Lületaşı müzesi yer almakta. Beyaz altın olarak da değerlendirilen lületaşı dünyada sadece Eskişehir’de çıkartılmakta. Bu taşın farklı tekniklerle işlenmesiyle bir çok süs eşyası ve farklı eşyalar yapılmakta. Bu müzede bir birinden kıymetli eserleri görme fırsatını bulabilirsiniz.

Kurşunlu Cami ve külliyesi yakınlarında cam işleme atölyeleri de gezilmeye değer yerlerden. Burada canlı olarak camın nasıl işlendiği ve hayat kazandığını görebilirsiniz.

Eskişehir bolca parka sahip bir şehir. Biz de bu gezimizde en önemli iki parkı gezme fırsatımız oldu. Bu parklar: Kent Park, Sazova Bilim Sanat ve Kültür Parkı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in Eskişehir’e kazandırdığı büyük park projelerinden olan ve alışılagelen yeşil alan ve park kavramlarının çok daha ötesinde bir çok yenilik barındıran Kent Park, Eskişehir Şehirlerarası Otobüs Terminali ile Gökmeydan Mahallesi arasındaki yaklaşık 300 bin metre karelik alan üzerine kurulmuştur.

Büyükşehir Belediyesi’nce yapılan diğer parklarla birlikte Eskişehir’in akciğeri olan Kent Park’ta yaz aylarında denize gidemeyen kent halkının deniz keyfini yaşabilecekleri yapay plaj, iki açık yüzme havuzu, bir yarı olimpik kapalı yüzme havuzu, oyun grupları, kent evi, restoranlar, gölet, at binme alanları, büfeler bulunmaktadır. Porsuk Çayı’na kıyısı bulunan Kent Park’a, Porsuk’ta kullanılan teknelerle ulaşım imkanı da bulunmaktadır.
Kent Park’ta zaman nasıl geçiyor anlamıyorsunuz. Bu parkta Eskişehir’e özgü çiğ börek yedikten sonra farklı bir kafede de çaylarımızı yudumladık. Çayları yudumlarken de tabiki içimizdeki sanatçı arkadaşlar o güzel sesleriyle tanıdık şarkıları seslendirdiler. Bu şarkıları dilerseniz www.youtube.com adresine girerek ve arama kısmına “Eskişehir Kentpark müzik dinletisi” yazarak bizim o güzel anlarımızı siz de paylaşabilirsiniz. Ya da internetteki bağlantısını kullanabilirsiniz:

Sazova Parkı, Kütahya Yolu Sazova Mevkii’ne yapıldı. Yaklaşık 400 bin metre karelik alanı ile Eskişehir’in en büyük parkı olma özelliğini taşıyor. Park alanı içinde çeşitli su sporları ve aktiviteleri de yapılacak olan büyük bir gölet, restoranlar, 2000 kişilik açık hava konser alanı anfi tiyatro, bire bir ölçülerde korsan gemisi, masal kahramanlarından oluşan oyun grupları, çocukların su ile ilgili çeşitli aktiviteleri yapabilecekleri oyun alanı, engelli çocuklar için oyun alanı, içinde büyük bir planetaryum (gözlemevi) de olan bilim deney merkezi, masal şatosu bulunuyor. Park alanı içinde ulaşım tarihi trenlerle sağlanıyor. Burada kullanılan trenler şeker fabrikasında çalışan işçilerin taşınmasında kullanılan tarihi trenler. Kendinizi trene attıktan sonra hiç inmek içinizden gelmiyor. Yüksek Hızlı Tren’den sonra bu trene binmek insanda iki ayrı duygu yaşatıyor. Kesinlikle gitmenizi ve o ortamı yaşamanızı ısrarla öneriyorum.

Eskişehir gezimizde tarihi Atlıhan, Cam Sanatları Müzesi vb. müzeleri büyük bir heyacanla gezdik. Tarihi Odunpazarı Evleri’nin bulunduğu alanları da gezimizin akışına kattık. Adalar diye adlandırılan bölgede ayrı bir havayı tenefüs ettikten sonra dönüş için tren garına doğru yönlendik.

Eskişehir’de: tarihi eserler, piknik alanları, kaplıca ve içmeler, avcılık ve Balıkçılık, doğal turistik alanlar bolca yer almakta.

Eskişehir’e gitmediyseniz bence hiç durmayın hemen hazırlıklarınızı yapıp kendinizi yollara vurun. Gerçekten tarihi eserleriyle, doğal güzellikleriyle, parklarıyla, çiğ böreğiyle, helvalarıyla, hepsinden önemlisi beyaz altın lüle taşıyla bir güzellik bütünü.

Eskişehir’e ulaşım oldukça kolay. Ankara ve Konya’dan Yüksek Hızlı Trenle, diğer illerden otobüslerle ulaşım ucuz ve kolay. Eskişehir’de yaşam da oldukça uygun. Bütçenizi zorlamadan güzel bir gezi gerçekleştirebilirsiniz.

Eskişehir Garı’ndan ayrılırken oradaki dostları geride bırakmak bizde burukluk yaratsa da kendilerinden Ankara’ya gelmeleri konusunda sözler almanın rahatlığıyla kendimizi koltuklara bıraktık…

Yazan: İbrahim ELİBAL

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir