Booking.com

DESTAN KENTİ ANTAKYA

9 Beğeniler Yorum

antakya resimleriBU Yayınevi’nin etkinlikleri doğrultusunda yolumuz Antakya’ya doğru uzanmıştı.  Nisan ayının ikinci haftası Antakya’ya varmıştık. Bu destansı kent benim için hiç de yabancı  değildi. Hatay-Antakya denince benim ilk aklıma gelen sevgili ağabeyim Selman  Büyükaşık’tır. !980 yılında Sivas’ta görev yaparken tanıştığım, dost olduğum sevgili  ağabeyim. Her yönden kendisinden çok şey öğrenmiştim, öğrenmiştik. Meslekte daha iki  yıllıktım. Kendimizin yetişmesinde bu güzel dostumuzun katkısını saymakla bitiremem.

Antakya’nın yemeklerini, mezelerini o yıllarda öğrenmiştim. Evine davet eder, kuru  biber patlıcan dolmaları yedirir, ciğer kebaplar yapar, humusun ne olduğunu yedirerek  gösterirdi. Asi Nehri’ne bakarken bunları düşünüyordum. Hatay kentiyle ilgili tarihsel bilgim  de az değildi. Lisedeydik, öğretmen Hatay’ın Türklerin eline geçmesiyle ilgili soru sormuştu  da tek ben yanıtlamıştım. Medeniyetler, dinler kenti Hatay, hoşgörü kenti olarak da  anılıyordu. Öyle biliyorduk. Bir günümüz boştu. Kenti gönlümce gezdim. Daha birkaç yıl önce bu kentteydim. Önce Uzun Çarşı’dan başladım gezintime. Bu çarşıyı İzmir’in ünlü  Kemeraltı Çarşısına benzetirim. Her zaman doludur. Çarşının genişliği herkese yeter de artar.  Bir iş için gelenler, boş gezenleri kucağında barındırır. Adı gibi uzundur. Gönlünüz ne  istiyorsa bulursunuz. Özellikle de kente özgü ürünleri buradan almak bir keyiftir. Onu alayım,  bunu alayım, derken elimdeki alışveriş torbaları fazlalaşmıştı. Bir hafta içinde iki kez  kargoyla neler yolladığımı ben bile unuttum.
Künefecilerin olduğu yere vardığımda masalar dışarı atılmıştı. Dondurmalı künefeleri  iştahla yiyenler insanın da iştahını açıyordu. Künefenin yapılışını izledim. Maraş  dondurmasını satanlar geldi aklıma. Her işte ilgi çekmenin yolunu bulmuştu Anadolu insanı.  Kadayıfı havaya fırlatıp tutuyordu. Bunların hepsini resimliyordum. Benim baktığımı
görenler, özelikle yabancı turistler birikti çevreme. Künefe ustasına moral olmuştu. Pişen  künefeyi havaya atıp ters çeviriyordu. Yanımdaki Almanlara sordum: Almanya’da var mı  bunu yapabilecek usta? Güldüler. Dondurmacı, kebapçı, tatlıcının olmadığını söylediler. Epey  konuşup gülüştük.
Sırt sırta vermiş kilise ve camilerin ilginç bir görüntü oluşturduğuna tanık oldum. Eski  yapılar arasında tarihsel bir yolculuğa çıktım. Her adımda tarihi soludum. Otele geldiğimde  yayınevimizin temsilcisi Özgür Eğmir, uykudan uyanmıştı. O da beni merak etmiş,  neredeydin, diye sordu. Dolaştım, dedim sadece. Aslında yorgun olmasaydı kesinlikle
benimle gezerdi kenti. Akşamleyin yayınevimizin Antakya temsilciğinden Atalay’la  buluşacaktık. Buluştuk da, kentin ünlü bir lokantasına gittik. Yöreye özgü yiyecekler anlatılır  gibi değildi. Humus, zahter salatası, kebaplar lezzetliydi. Yemekten sonra künefe de masamızı  şereflendirdi.
Sabahları otelin zengin bir kahvaltısı vardı. Zenginlik yöreseldi. Tuzlu yoğurttan  çeşitli kahvaltılıklar üretmişlerdi. Zahter sabahları da masaları süslüyordu. Naneler iriydi.  Ağızda sert bir aroma bırakıyordu. Bazı kişiler kahvaltıya bahane buluyordu. Alıştıklarının  dışındaydı sunulanlar.
Sevgili meslektaşımız Sabri dostumuzun bize sunduğu oruk unutulacak gibi değildi.  Cevizin bolca kullanıldığı bu yiyecek kıymadan yapılıyordu. Kıyma yemeyen bir kişi olarak  hayır diyememiştim. Yanında içilen ayranla bir başka güzeldi oruk. Tepsiye yapılmıştı. Onu  içli köfte gibi yapanlar da olurmuş.
Antakya’da kaldığımız bir hafta sürede çok farklı güzelliklere tanık olmuştuk. Kentin
müzesinden tarihsel ören yerlerine dek çoğu yeri gezmiştik. Son günlerde ünlene Samandağ
biberini masamızdan eksik etmemiştik ama döndüğümüzde epey kilo aldığımıza tanık
olmuştuk. O zaman henüz bu biberin özelliğini öğrenmemiştik. Tarih Nisan 2011’di.
Okullardaki imza günlerimiz de kentin sıfatına uygu olarak geçmişti. Okullarda destansı
söyleşilere, destansı imzalar eşlik etmişti.
Damağımızda tadı kalan yiyecekler, sıcak havanın bunaltısı belleklerimizdeydi…

Mustafa ASLAN

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir