Booking.com

Rüya Şehir Viyana

36 Beğeniler Yorum

ViyanaDans eden atları, meleksi koro çocukları, lezzet mekanları ve emperyal saraylarıyla yılda 8 milyondan fazla turist çeken bir kent Viyana.
Viyana’nın otobüs, tramvay ve metro sistemi kusursuz işliyor. Viyana Kartı ile 72 saat boyunca her hatta ulaşım ve başlıca görülecek pek çok yere erişim sağlıyor. Geleneksel faytonlar tüm ziyaretçilerce ilgi çekiyor.
Avrupa kültür başkenti olarak tanımlanan Viyana, sanatsal kaygıları bir yana bırakanlar için de gerçek bir cennet. Buraya gelenler, imparatorluk mirasına sahip olan çoğu ülke gibi zengin bir mutfak kültürüyle karşılaşmaktalar.

Viyana’da Otel Bulmak ve Kolay Rezervasyon İmkanı

Viyana mutfağının ünü büyük bir sürpriz değil; cheesecake’in en sade hali olan Vienna Cheesecake, bu harika tatlının buradan çıktığının kanıtı. Nefis Sachertorte çikolatalarıyla da ünlü olan kent, ‘Wiener Schnitzel’ adıyla anılan bildiğimiz şinitzelin de isim babasıdır.

Tipik bir Viyana kahvaltısının olmazsa olmazı tereyağlı kruvasan, reçelli ekmek, kayısı ile rafadan arası haşlanmış yumurta ve kahvedir. Öğle yemekleri genelde bir çorbayla başlar; ana yemekle devam eder ve bir tatlıyla sonlanır.

Kahve, Viyana’lıların oldukça fazla tükettikleri meşhur bir içecekleridir. Hatta Viyanalılara, ‘şehirde deneyimlenmesi gereken bir numaralı aktivite’ sorulsa çoğunun yanıtı, bir öğleden sonra tarihi bir kafeye uğrayıp bir parça strudel ya da bir dilim çikolatalı kek yanında bir fincan kremalı kahve ısmarlanması olacaktır. Bu deneyim için en çok tavsiye edilen yerler Café Central, Café Dommayer, Café de l’Europe ve Café Sperldir.

Ucuz ama lezzetli seçeneklerin peşindeyseniz öğrencilerin ve Viyanalıların doluştuğu bir sürü güzel yer de var. Meinl am Graben lezzetli çorbaları, salataları ve sandviçleriyle ünlü. Radatz, ızgara etle yapılan doyurucu ve leziz burgerler servis ediyor. Viyana mutfağıyla alakası olmadığını biliyoruz ama şehirdeki Hint restoranları da uygun fiyatlı.

Viyana’da yapılacak o kadar harika şey var ki bunları burada yazmak çok zor. Ancak başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:

Viyana, hararetli Noel pazarları, açık havaya yayılan şahane bit pazarları, Tuna kenarındaki keyif noktaları ile her mevsim ziyaretçilerini tatmin eden bir kent.

The Third Man Private Collection, Viyana’da savaş sonrasına bakan belgesel ve derkenarlardan oluşan ‘Third Man’in zengin koleksiyonu oluyor. Posterler, kartlar, tüm dünyadan dönemin yıldızlarının portleri. Sinema ve tarihin iç içe geçtiği anlara müptela olanlar, özellikle kaçırmamalı. Bu arada Anton Karas’ın orijinal zihterlerinden birine bakıp çıkardığı sese kulak vermek, masa oyunlarına ve hatta saat ve lambalara göz atmak da olası.

Viyana bir öğrenci ve bürokrat kenti. Şehrin kültür enstitüleri ve bakanlıklar, pazartesi ile cuma arası hizmet veren kantinlerle dolu; giriş ise çoğu zaman herkese açık. Burası gurmelere layık bir kent; ama arada bütçeli ya da yerel gibi takılmak istiyorsanız işte size birkaç adres: Schottentor U-Bahn
yakınlarındaki NIG (1, Universita¨tsstrasse 7, 406 4594). Innere Stadt’ın hemen içinde Musikakademie MENSA (1, Johannesgasse 8, 512 9470). Klasik Avusturya
lezzetleri için devletin işlettiği bir kantin Akademietheater (51444-4740).

Baroque Archbishop’s Palace’ın içindeki katedral ve Diocesan Museum yani Piskoposluk müzesi, resim sanatında Barok döneme ilgi duyanların Vatikan’ı olmaya aday. Anton Kraus, Franz Maulbertsch ve Michael Angelo Unterberger gibi Avusturyalı ustaların resimlerini de izlemeniz mümkün.

Viyana’ya yapılan bir ziyaret 19. yüzyıldan kalma Riesenrad yani dev tekere uğramadan tamamlanmış sayılmaz. Britanyalı mühendis Walter Basset’ın şehirdeki yegane eseri bu. Kendisi dev tekerlekleri ile Blackpool , Londra ve Paris ’e de simge kazandırmış bir isim. Viyana’daki 1897’de tamamlanmış; 20 dakikalık manzara turu ile 65 metre yukardan ve farklı açılardan şehre bakıyorsunuz.

Bu şehir, Sigmund Freud’un da kenti. Yıllarını geçirdiği apartman dairesi ise bilim dünyasının en çarpıcı karakterlerinden birinin hayatından örüntüler içeren bir müze. 1898 ile 1938 arası burada çalışan ve yaşayan Freud, Naziler onu göçe zorlamasaydı muhtemelen ömrünün sonuna kadar bu mütevazi dairede yaşayacaktı. Fotoğraflar, mektuplar, ilk edisyonlar ile görmeye değer!

Xocolat, gerçek bir çikolata mağazası nasıl olurmuş dosta düşmana gösteriyor. Ferstel pasajının taş duvarları arasında, Katalan çikolata ustası Enric Rovira, ‘aromatik Kaliforniyalı’ Scharffen Berger ve Avusturya markası Zotter işbirliğinde hayat bulmuş bir yer burası. Butik ve atölye olarak işlev gören Xocolat-Manufaktur ustaları iş başında izlemek ve harika aromaları içinize çekmek için dünyanın en iyi noktalarından biri.

– Museums Quartier’a çıkan pasajımsı sokaklar sanat enstalasyonları, tipografiler, karikatürler ve grafitilerle harika. Dünyanın en eski müzesi için de adres Viyana. 1752’de inşa edilen Tiergarten, özellikle kutup ve yağmur ormanı evleriyle ünlü. Mozart’ın Viyana’da ayakta kalan tek evi, 250. Doğum günü olan 27 Ocak 2006’da kapısını müze olarak açtı. Figaro’nun Düğünü’nü burada yazdığı için Figarohaus diye de bilinen müze, bestecinin hayatının en güzel günlerini geçirdiği 1784 ile 1787 arası eviymiş.

Viyana’yı ne yazmakla ne de anlatmakla bitiremeyiz. En iyisi eğer fırsatınız olursa atlayın bir uçağa bu rüya şehire gidin. Hiç pişman olmayacağınız gezilerden birini yapmış olacaksınız. Unutmadan dönüşte de çantanızı bolca çikolatayla doldurun.

Viyana Otelleri ve İndirimli Fiyatlarıyla Anında Rezervasyon İmkanı

Yazan: İbrahim ELİBAL
Uzman Psikolojik Danışman

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir