Booking.com

TERMAL TURİZM

43 Beğeniler 1 Yorum
Deda Thermal Hotel

Günümüzde bir çok ülke termal turizmin insan sağlığındaki önemli bir yeri ile ilgili araştırma geliştirme çalışmalarına yatırım yapmaya devam etmektedir. Bu yaklaşımla termal turizmkyanaklarının ekonomik olarak geri bildirimi milyonlarca turist olmaktadır. Almanya ve Macaristan’ı termal turizm sayesinde 10 milyon kişi, Rusya’yı 8 milyon kişi, Fransa’yı yaklaşık 1 milyon, İsviçre’yi 800 bin kişi gziyaret etmektedir. Japonya’nın Beppu şehrine ise sadece 13 milyon kişi termal turizm amaçlı olarak gitmektedir. Bu şehirin nüfusu ise 126 milyondur.

Kaplıcaların tedavi edici özellikleri, Avrupa’da birçok kaplıca merkezinin bulunmasına neden olmuştur. Avrupalı bir çok ülke termal kaynakları en olumlu kullanım konusunda oldukça ileri düzeydedir. Almanya, Fransa, İsviçre, İtalya, Yunanistan, Rusya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler Termal kaynakları en iyi kullanan ülkelerin başında gelmektedir.


Kaplıca turizmi, Almanya’da önemli bir sektördür. Almanya’da 300 den fazla resmi belgeli termal merkez bulunduğu, tesislerin toplam yatak kapasitesinin ise 800 bin civarında olduğu bilinmktedir. Stuttgart kentindeki Das Leuze Kaplıca ve Rekreasyon Tesislerini yaz aylarında günde 8000 kişinin ziyaret etmesi yatırımların olumlu bir göstergesidir. Bu rakam, yıllık ortalama 3000 kişi/gün olmaktadır. Hekim teşhisi ve raporu olması şartıyla, kaplıca tedavilerinin hem özel hem de kamu sağlık sigorta şirketleri tarafından tam veya kısmen karşılandığı ülkelerden biridir.

Avrupa ülekelerinden, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da son yıllarda çok gelişmiş tedavi edici kaplıca merkezleri kurulmuştur. İki ülkede 60 tedavi edici termal merkezi bulunmakta olup senede 500.000’e yakın hastaya tedavi hizmetleri verilmektedir. Hekim raporu olması kaydıyla, sigorta şirketleri tedavi masraflarını tam veya kısmen karşılamaktadır.

Yine Avrupa ülkelerinden Fransa’da 104, İspanya’da 128 taneve İtalya’da ise 360 civarında termal tesis bulunmaktadır. Rusya’da çok sayıda kür merkezi bulunduğu olduğu ve yılda 8 milyon turistin geldiği belirtilmektedir.

Gelişmiş ülkelerden biri olan Japonya’da ise bulunan1500 kaplıcada 100 milyon geceleme kapasiteli termal turizm yapılmaktadır. Beppu’da 1000 litre/saniye jeotermal su termal turizm amaçlı kullanılmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Arkansas eyaletinde ise 55 bin kişinin yararlanacağı termal tesislerin yapılmış olduğu, Hawai’de turizmi 1 yıla yaymak için termal sulardan yararlanılarak yeni kurulan tesisler ile termal turizm ağırlıklı uygulamalara başladığı bilinmektedir.
Türkiye’de Termal Turizmi
Ülkemiz jeotermal kaynak zenginliği ve potansiyeli açısından Dünyada ilk yedi ülke arasında yer almaktadır. Türkiye bu alanda aslında Avrupa’da birinci sıradadır. Ülkemizin termal suları, hem debi ve sıcaklıkları hem de çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleri ile Avrupa’daki termal sulardan daha üstün nitelikler taşımaktadır. Termal sularımız doğal çıkışlı ve bol su verimli, eriyik maden değeri yüksek, kükürt, radon ve tuz bakımından zengindir. Ülkemiz sıcaklıkları 20 ºC’nin üzerinde debileri ise 2–500 lt/sn arasında değişebilen 1500’den fazla kaynağa sahip bulunmaktadır.
Deniz kıyısında bulunan termal kaynaklar turizm çeşitliliği açısından önemli avantajlar sağlamaktadır. Ayrıca dağcılık ve ormanlık bölgelerinde bulunan termal kaynaklar ise çevre ve doğa kullanımı dolayısıyla farklı çekici unsurlara sahiptir.
Termal turizmin sağladığı olanaklardan bazıları;
• 12 ay turizm yapma imkanı, • Tesislerde yüksek doluluk oranına ulaşılması,• Yüksek istihdam oluşturulması, • Diğer alternatif turizm türleri ile kolay entegrasyon oluşturarak bölgesel dengeli turizm gelişmesinin sağlanması, • Termal tesislerde insan sağlığını iyileştirici aktiviteler yanı sıra sağlıklı-zinde insan yaratma, eğlence ve dinlenme olanaklarının da bulunması, • Kür merkezi (tedavi) entegrasyonuna sahip tesislerin maliyetini çabuk geri ödeyen karlı ve rekabet gücüne sahip yatırımlar olmasıdır.
Ülkemizde 46 ilde 190 civarında kaplıca tesisi bulunmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığından termal amacına yönelik olarak (Sağlık Bakanlığınca kür merkezi uygun görülen) turizm yatırım belgesi almış 10 tesisin yatak sayısı 2.461, turizm işletme belgesi almış 30 tesisin yatak sayısı ise 8.562’dir. Yaklaşık olarak 16.000 yatak kapasiteli 156 tesis ise yerel idare tarafından belgelendirilmiştir. Tedavi etkeninin belli dozda, seri halde, düzenli araliklarla, belli sürelerle tekrarlanarak verilmesi ile uygulanan tedavi yöntemidir.
Termal Su Çeşitleri
Termal Sular
Çıkış noktasında sıcaklığı 20 ºC ve üzerinde olan sulardır.
Mineralli Sular
Doğal ve sondaj-galeri yoluyla yeryüzüne çıkarılan, litresinde en az 1gram çözünmüş mineral içeren, bakteriyolojik ve kimyasal kirlenmeye uğramamış olan, fizyolojik ve tedavi edici etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış sulardır.
Termomineral Sular
Hem doğal sıcaklıkları 20 ºC’nin üzerinde olan hem de litresinde en az 1 g’ın üzerinde çözünmüş mineral içeren sulardır.
Özel Balneolojik Sular
Bazı özel mineralleri belirli en az (eşik) değerlerin üzerinde içeren sulardır. Bunlar;
-Karbondioksitli Sular: 1 g/lt üzerinde çözünmüş serbest karbondioksit içeren sular.
-Kükürtlü Sular: 1 mg/lt üzerinde -2 değerli kükürt içeren sular,
-Radonlu Sular: 666 Bq/lt üzerinde radon ışınımı içeren sular,
-Tuzlalar: 14 g/lt üzerinde NaCl iceren sular,
-İyotlu Sular : 1 mg/lt üzerinde iyot içeren sular,
-Florlü Sular: 1 mg/lt üzerinde florür içeren sular,
olarak sınıflandırılırlar.
Termal Kür Çeşitleri
Kaplıca kür uygulaması bir uyarı ve uyum tedavisi olduğundan belirli bir zaman aralığında ve doktor gözetiminde gerçekleştirilmektedir.
Kaplıca Banyosu
Banyolar soğuk (hipotermal; 34ºC’nin altında), ılık (izotermal; 34-35ºC sıcaklıkta), sıcak (termal; 36-40ºC sıcaklıklarda) ve aşırı sıcaklık (hipertermal; 40-42ºC sıcaklıkta) olarak sınıflandırılmaktadır. Banyo süresi genellikle 20 dakikadır. Banyo uygulamaları tam, yarım, ve oturma banyoları şeklinde yapılmaktadır. Banyolar genellikle 2-4 hafta süreyle, ya her gün (haftada bir gün banyosuz geçer) yada gün aşırı bir kez yapılmaktadır. Banyo alma sıklığı kaplıca doktoru tarafından ayarlanmaktadır. Bir kaplıca küründeki banyo sayısı 15-20 arasındadır.
Kaplıca banyosu uygulama birimleri termal tedavi havuz/havuzlar, sıra banyoları, lokal banyo aygıtları (yarım, oturma banyoları vb.), tedavi duşları ve egzersiz havuzundan oluşmaktadır. Termal tedavi havuzlarında derinlik en fazla 150 cm . olmalıdır. Havuz çevresinde devamlı su değişimini sağlayan su taşırma olukları yer alır. Havuz suyu kullanıcı başına saatte 1500 mililitre yenilenecek biçiminde havuza verilir. Havuza girilmeden önce duş ve ayak dezenfeksiyon kanalından geçilmesi sağlanır. Sıra banyoları biriminde banyo odasının alanı en az 5 m² olmalıdır. Banyo odasında sadece tedavi amacına uygun banyo küveti ve donanımı yer almaktadır. Küvetlerde kullanılan su her hastadan sonra değiştirilir ve usulüne uygun küvet temizliğinin yapılmasının ardından bir sonraki hastanın kullanımına sunulmaktadır.
Çamur (Peloid) Uygulamaları

Banyolar soğuk (hipotermal; 34ºC’nin altında), ılık (izotermal; 34-35ºC sıcaklıkta), sıcak (termal; 36-40ºC sıcaklıklarda) ve aşırı sıcaklık (hipertermal; 40-42ºC sıcaklıkta) olarak sınıflandırılmaktadır. Banyo süresi genellikle 20 dakikadır. Banyo uygulamaları tam, yarım, ve oturma banyoları şeklinde yapılmaktadır. Banyolar genellikle 2-4 hafta süreyle, ya her gün (haftada bir gün banyosuz geçer) yada gün aşırı bir kez yapılmaktadır. Banyo alma sıklığı kaplıca doktoru tarafından ayarlanmaktadır. Bir kaplıca küründeki banyo sayısı 15-20 arasındadır.
Peloidler banyolar şeklinde (tam, yarım ve oturma banyoları) ya da daha çok paketler şeklinde kullanılmaktadır. Paket tarzında uygulama en sık kullanılan peloidterapi yöntemidir. Çamur banyosu uygulamalarında mineralli bataklar, deniz ve delta balçıkları ve termomineral suyla karıştırılmış şifalı topraklar kullanılmaktadır. Paketler vücudun belli bölgelerine uygulanmaktadır. Sıcaklıkları 50 ºC’ye kadar olabilen çamurların uygulama süresi genellikle 30-40 dakikadır. Uygulama sıklığı da iki veya üç günde bir olup bir kürde ortalama 15-18 uygulama yapılmaktadır.
Çamurların banyo şeklinde kullanımı daha çok turbalarla sınırlıdır. Tam çamur banyosu uygulamalarında suyun sıcaklığı 39 – 40 ºC arasında tutulmakta olup banyo süresi 15-20 dakikadır. Bu tür banyolar haftada 2-3 kez olmak üzere bir kürde 8-10 defa uygulanmaktadır. Yarım banyo uygulamalarında suyun sıcaklığı 38 – 42 ºC arasında tutulmakta olup banyo süresi 10-25 dakikadır. Bu tür banyolar haftada 2-3 kez olmak üzere bir kürde 10-12 defa uygulanmaktadır. Oturma banyosu uygulamalarında ise suyun sıcaklığı 39-44 ºC arasında tutulmakta olup banyo süresi 15-30 dakikadır. Bu tür banyolar haftada 3-4 kez olmak üzere bir kürde 12-16 defa uygulanmaktadır.
Uygulamalardan sonra ılık bir duş ile vücut çamurdan temizlenmektedir. Çamurun temizlenmesinden sonra hasta kurulanır ve 30-60 dakika süreyle dinlenir. Bu tedavi yöntemi doktor yönlendirmesi ve gözetiminde romatizmal hastalıklar, post-travmatik, postoperatif, ortopedik lezyonlar, jinekolojik rahatsızlıklar ve bazı sindirim ve ürogenital kronik hastalıklarında uygulanmaktadır.
Gaz Banyosu
Gaz banyosu, genellikle karbondioksitle yapılmaktadır. Karbondioksitli sular ile yapılan banyo yöntemi olan karbondioksitli sıvı banyo uygulamalarında, suyun sıcaklığı 33-35 ºC arasında tutulmakta olup banyo süresi 15-20 dakikadır. Banyo sayısı genellikle 3 ila 5 hafta süreyle 15-20 arasındadır. Karbondioksit banyolarında sıklıkla önerilen iki gün üst üste banyo yapılıp, üçüncü gün ara verilmesidir. Bu tür tedavi yöntemi kardiyovasküler sistem hastalıklarında uygulanmaktadır.
Ayrıca, özel kabinde yalnız gaz verilerek yapılan tedavi şekli de vardır. Bu tür uygulamalara da “kuru karbondioksit banyosu” adı verilmektedir. Hasta bu tür tedavi şeklinde özel kabinde karbondioksit buharı içinde oturtulur ve kabindeki gaz ortamının üst düzeyi kişinin koltuk altı seviyesini aşmaz. Gaz ortamının sıcaklığı genellikle 20 ºC’de tutulmakta olup banyo süresi 20-30 dakika arasındadır. Banyodan sonra, hastada görülen ter kurulanır ve hasta yarım saat kadar serin ortamda dinlendirilmektedir. Bu banyo yönteminin avantajı su banyosundaki hidrostatik basıncın etkisinin ortadan kaldırılmasıdır. Bu tür banyolar daha sonra karbondioksitli su banyolarına geçiş için başlangıç tedavisi olarak da kullanılmaktadır.

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Yazar Hakkında: otelbul

1 Yorum

  1. Türkiyede çok sayıda termal tesis var ve bunların sayısı gün geçtikçe artıyor.Bu artış hem kaliteyi hem rekabeti birlikte getiriyor.Son zamanlarda yapılan en büyük yatırımlar galiba Afyon bölgesine yapılıyor.Hem su hemde sağlık açısından hakediyorda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir